12:15 am - Cuma Nisan 25, 2014

Tedavi İçin Başka Yere Gönderilenlere Ödenecek Harcırah

Pazartesi, 17 Haziran 2013, 15:41 | SORU CEVAP | 0 Yorum | Read 200 Times
by keloglans

Tedavi İçin Başka Yere Gönderilenlere Ödenecek Harcırah

6245 sayılı Kanunun 18'inci maddesinde; ?Memurlar, yardımcı hizmetler sınıfına dahil personel ve kurumlarda yalnız ödenek mukabili çalışanlar ile aşağıdaki (c) bendinde yazılan hallerde aile fertlerinden, memuriyet mahalli dışına;?Kanunları gereğince sağlık kurumlarında yatarak veya ayakta tedavi maksadıyla (Aile Fertleri için ikamet mahalli dışına) gönderilenlere, gidiş ve dönüşleri için yol masrafı ve gündelik ödenir. Ayakta tedavi görenlere ayakta tedavi süresince gündelik ve ikamet ettikleri yer ile tedavi kurumu arasındaki mutat taşıt ücreti ayrıca ödenir.?hükmü yer almaktadır.

Ayrıca, bu Kanunun 20'nci maddesinde; ?Hastalıkları icabı 18 inci maddenin (c) bendinde yazılı yerlere bir kimse refakatinde gitmesi lüzumu resmi tabip raporuyla tevsik edilenlere refakat edecek aile efradından birisine ve aile efradından refakat edecek bir kimse bulunmadığı takdirde kurumlarınca terfik olunacak memur veya hizmetliye bu işin devamı müddetince yevmiye ve yol masrafı verilir.?hükmü yer almaktadır.

6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun 20'nci ve Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliği'nin 27'nci maddeleri uyarınca, hastanın resmi tabip raporuyla birden fazla refakatçi eşliğinde başka bir yere tedaviye gönderilmesi halinde bu refakatçilerin tamamı için harcırah ödenmesinin mümkün olup olmadığı hususunda Sayıştay Genel Kurulunun 25.10.1999 tarihli ve 4936/1 sayılı Kararında şu hususlara yer verilmiştir;

Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliği'nin 27'nci maddesinin ikinci fıkrasında, hastanın tedavi edilmek üzere başka bir yere gönderilmesi sırasında yanında bir kimsenin bulundurulmasının zorunlu olduğu hastayı gönderen sağlık kurumu veya kuruluşunun raporunda belirtildiği takdirde, hastaya biri eşlik ettirilir. Eşlik eden kimseye de memurun bağlı olduğu kurumca, 'Harcırah Kanunu' hükümleri dairesinde yolluk ve gündelik verilir hükmü yer almıştır.

Bu hükümle, zorunlu hallerde hastaya refakat imkanı sağlanmıştır. Ancak fıkra metninde hastaya biri eşlik ettirilir denilmek suretiyle hastayı gönderen sağlık kurumu veya kuruluşunun sadece bir refakatçi için lüzum gösterebileceği ifade edilmiştir.
Aynı fıkrada, eşlik eden kimseye verilecek yolluk ve gündelik konusunda da Harcırah Kanununa atıf yapılmıştır.

6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun konuya ilişkin 20'nci maddesinde ise, hastalıkları icabı 18'inci maddenin (c) bendinde yazılı yerlere bir kimse refakatinde gitmesi lüzumu resmi tabip raporuyla tevsik edilenlere refakat edecek aile efradından birisine ve aile efradından refakat edecek bir kimse bulunmadığı takdirde kurumlarınca terfik olunacak memur veya hizmetliye bu işin devamı müddetince yevmiye ve yol masrafı verilmesi öngörülmüştür.

Görüleceği üzere, bu hükümde de aile efradından birisine ve aile efradından refakat edecek bir kimse bulunmadığı takdirde kurumlarınca terfik olunacak memur veya hizmetliye ödenilmiş ve böylece, sadece bir refakatçi için yolluk ve yevmiye ödenmesine cevaz verilmiştir.

Refakatçiye yapılacak yolluk ve yevmiye ödemeleriyle ilgili temel yasal düzenleme, kuşkusuz Harcırah Kanunu'nun anılan hükmüdür. Bu hükümde de hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde bir refakatçi için ödeme yapılabileceği belirtilmiştir. Kanunun açık bir biçimde ortaya koyduğu bu durumun, birtakım zorunluluklar gerekçe gösterilerek farklı biçimde yorumlanması ve bahis konusu 20'nci madde hükmünün bu suretle genişletilmesi mümkün değildir.

Bu itibarla, hastanın başka bir yere tedaviye gönderilmesi halinde, resmi tabip raporunda lüzum gösterilmiş olsa dahi, birden fazla refakatçi için yolluk ve yevmiye ödenmesine imkan bulunmamaktadır.

6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun 20'nci ve Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliği'nin 27'nci maddeleri uyarınca, hastanın resmi tabip raporuyla birden fazla refakatçi eşliğinde başka bir yere tedaviye gönderilmesi halinde refakatçilerden sadece birisi için harcırah ödenebileceğine ve içtihadın bu yönde birleştirilmesine, çoğunlukla karar verildi. denilmektedir.

Yine Sayıştay 7.Dairesi 14.12.1998 tarihli ve 8346 sayılı Kararında; ?6245 sayılı Harcırah Kanununun 20'nci maddesi hükmüne göre, 18'inci maddenin (c) bendinde yazılı yerlere bir kimse refakatinde gitmesi resmî tabip raporuyla tevsik edilenlere refakat edecek olanlardan yalnızca birisi için harcırah verilmesi gerekeceğinden, anne-baba refakatinde İzmir ve Ankara'daki hastanelere sevkedilen çocuğa refakat eden anne-babadan her ikisine de harcırah ödenmesinin mümkün olmadığı hükmüne yer vermiştir.

6245 sayılı Harcırah Kanununun 20'nci maddesine göre hastalıkları icabı bu Kanunun 18'inci maddesinde yazılı yerlere bir kimse refakatinde gitmesi gerektiği resmi tabip raporuyla tevsik edilenlere, aile efradından refakat edenlerin Devlet memuru olması halinde, refakat süresince yevmiye ve yol masrafı verilmiş olmasının refakat eden memurun bu süre içinde görevli sayılması sonucunu doğurup doğurmayacağı hususunda Sayıştay görüşü tespitine ilişkin Maliye ve Gümrük Bakanlığı istemi üzerine Sayıştay Genel Kurulu 07.01.1991 tarihli ve 4686/1 sayılı Kararında;

6245 sayılı Harcırah Kanununun 20'nci maddesinde değişiklik yapılmadan önce hastalıkları icabı 18'inci maddenin (c) bendinde yazılı yerlere bir kimse refakatinde gitmesi lüzumu resmi tabip raporuyla tevsik edilenlere refakat edecek aile efradından birine yalnız gidiş ve dönüş için ve aile efradından refakat edecek kimse bulunmadığı takdirde kurumlarınca terfik olunacak memur veya hizmetliye de bu işin devamı müddetince yevmiye ve yol masrafı verileceği hüküm altına alınmakta ve hastalara ilke olarak aile efradından birinin refakat etmesi benimsenerek yalnız gidiş ve dönüş için yevmiye ve yol masrafı verilmesi, aile efradından refakat edecek bir kimse bulunmadığı taktirde, bu işin kurumlarınca görevlendirilecek memurlara yaptırılarak gidiş ve dönüşten başka tedavinin devamı süresince ikamet yevmiyesi verilmesi de öngörülmekte idi.

21.5.1987 tarih ve 3371 sayılı Kanunla anılan 20'nci maddede yapılan değişiklik sonucu, tedavi amacıyla başka yere gönderilen hastalara refakat eden aile fertlerinden birine yapılan ödeme ile, refakat edecek aile ferdi bulunmaması nedeniyle kurumca görevlendirilecek refakatçi memur veya hizmetliye yapılan ödeme arasında, aile ferdi olan refakatçi aleyhine kanundan doğan fark ortadan kaldırılmış, kurumca görevlendirilen diğer refakatçiler gibi ikamet veya memuriyet mahalli dışında bulunulan günlerde ek masraf yapmak durumunda olan aile efradından refakatçilere de ikamet yevmiyesi ödenmesi sağlanmıştır.

6245 sayılı Harcırah Kanununda yapılan bu değişiklik karşısında, hastaya aile efradından refakat eden Devlet memuruna da refakat süresince yevmiye ve yol masrafının ödenmiş olmasının, bunların bu süre içinde görevli sayılmaları sonucunu doğurup doğurmayacağı, hususunda ortaya çıkan tereddüt, Maliye ve Gümrük Bakanlığının 3371 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce bu gibilerin refakat süresini görevlendirme olarak değerlendirme yerine, yıllık izin, mazeret izni veya ücretsiz izin olarak değerlendirmiş olmasından kaynaklanmaktadır.

6245 sayılı Kanunun değişik 20'nci maddesine göre hastaya eşlik eden memurların izinli sayılabilmelerinin mümkün olup olmadığını, öncelikle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "çalışma saatleri, İzinler" başlıklı 5'inci bölümünde yer alan hükümler açısından değerlendirmek gerekmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 102'nci maddesi; memurun hizmet yılları itibariyle yıllık izinlerini nasıl ve ne şekilde kullanacağını, değişik 104'üncü maddesi; doğum, evlenme ve ölüm hallerinde verilecek izinlerin süresini ve esaslarını, değişik 108'inci maddesi ise; memurun bakmakla mükellef olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girebilecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır hastalığa tutulmuş olması halinde, resmi tabip raporuyla belgelendirmek koşuluyla verilecek izinlerle, doğum yapan memurlara verilecek izinlerin süre ve esaslarını hükme bağlamıştır.

Görüldüğü gibi 657 sayılı Kanunun yukarıda açıklanan hükümleri ile 6245 sayılı Kanunun değişik 20'nci maddesindeki şartlar ve amaç farklıdır. Gerçi 657 sayılı Kanunun değişik 108'inci maddesinin ilk fıkrasında memurun bakmaya mecbur olduğu ve refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye düşecek ana, baba, eş ve çocuklar ile kardeşlerinin yaralanmaları ve hastalanmaları halinde doktor raporu ile belgelenmesi koşulu ile refakat edilebileceği öngörülmekte ise de; aynı fıkrada yer alan "isteği" ifadesi ile refakat olayı isteğe bağlı kılınmıştır. Kaldı ki bu maddede söz edilen refakat ile 6245 sayılı Kanunun 20'nci maddesinde geçen refakat farklıdır. 20'nci madde hükmüne göre memur resmi tabip raporuyla tevsik edilmek şartıyla dairesince görevlendirilmekte ve hasta ile birlikte bir başka mahalle gönderilmektedir. 657 sayılı Kanunun değişik 108'inci maddesinde ise herhangi bir görevlendirme söz konusu olmayıp memurun isteği ve talebi ile kendisine izin verilebilmektedir.

Öte yandan hukuki statüsü kanunlarla düzenlenen Devlet memurlarına kamu görevlerini gereği gibi yerine getirebilmeleri için tanınan bir takım haklar arasında sayılan izin hakkının memurun talebi ile kullanılabilecek haklardan olması, refakatçi memuru izinli sayabilmek için durumunun yukarıda sayılan hallerden birine uygun olması ve memurun talep etmesi ile mümkün bulunmaktadır. Oysa refakat eden memur, kendi istek ve arzusu dışında bu işi yapmaya memur edilmektedir. 6245 sayılı Kanunun değişik 20'nci maddesindeki refakat hali ileri sürülerek memurun bu haklarının ve teminatının kısıtlanması, refakat süresinin izninden mahsup edilmesi ve izinli iken kendisine harcırah ödenmesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 6245 sayılı Harcırah Kanununun temel prensiplerine de aykırı bir uygulama olacaktır.

Ayrıca, 6245 sayılı Kanunun 20'nci maddesinde, hastaya ailesi efradından refakat eden memurun izinli sayılması ve ailesi efradından birisinin bulunmaması halinde refakat ettirilecek memurun ise görevli sayılması şeklinde bir ayrıma yer verilmediği gibi, refakatçi memurun izinlerini kullanmış olması veya refakat süresinin kanuni izinlerden daha uzun sürmesi halinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun belli sürelerle sınırlı izin hükümleri ile konuya çözüm getirmek de mümkün olmayacaktır.

Yukarıda açıklanan nedenlerden başka, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 209'uncu maddesiyle kurumlar Devlet memurları ile kanunda belirtilen yakınlarının tedavisini sağlamakla yükümlüdürler. Hastalanan memura refakatçi sağlamak da tedavinin bir gereğidir. Kurumların bu gereği yerine getirmek için bir memuru refakatçi olarak terfik etmesi, refakatçi ister memurun yakını olsun ister olmasın 209'uncu maddenin öngördüğü tedavi yükümlülüğünün yerine getirilmesi açısından da bir görevlendirme sayılmalıdır.

Sonuç olarak, 6245 sayılı Harcırah Kanununun 20'nci maddesine göre hastalıkları icabı bu Kanunun 18'inci maddesinde yazılı yerlere bir kimse refakatinde gitmesi gerektiği resmi tabip raporuyla tevsik edilenlere, aile efradından refakat edenlerin Devlet memuru olması halinde de hastaya refakatin 6245 sayılı Harcırah Kanununa göre harcırah ödenmesini gerektirir bir görevlendirme olarak kabulüne çoğunlukla karar verildi.denilmektedir.

Bir önceki yazımız olan Yardımcı Hizmetler Sınıfında İstihdam Edilenlerin İlk Atamalarında Harcırah Ödenip Ödenemeyeceği başlıklı makalemizde Yardımcı Hizmetler Sınıfında İstihdam Edilenlerin İlk Atamalarında Harcırah Ödenip Ödenemeyeceği hakkında bilgiler verilmektedir.

Tagged with:

Yorum Yapabilirsiniz